...:::12 diL a Fσяuм SiтєSi ::::.....

...:::12 diL a Fσяuм SiтєSi  ::::.....
 
AnasayfaPortalliSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 E D E B Î S A N A T L A R ( SÖZ SANATLARI )

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
mehça

avatar

Mesaj Sayısı : 1234
Kayıt tarihi : 03/11/07

MesajKonu: E D E B Î S A N A T L A R ( SÖZ SANATLARI )   Perş. Ara. 06, 2007 4:59 pm

A-) Mecaza Dayalı Söz Sanatları

Mecaz (Değişmece),Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması,Düz Değişmece)
Teşbih (Benzetme),İstiare (Eğretileme / Deyim Aktarmaları),
Teşhis (Kişileştirme),İntak (Konuşturma),Kinaye (Değinmece),
Tariz (Dokundurma,İğneleme)

B-) Anlama Dayalı Söz Sanatları

Hüsn-i Talil (Güzel neden bulma),Tecâhül-i Ârif (Bilip de bilmezlikten gelme ),
Tenasüp (Uygunluk), Leff ü Neşr, Mübalağa (Abartma),
Tezat (Karşıtlık),Tekrir (Yineleme),Telmih (Hatırlatma),Tevriye,
İstifham (Soru sorma),İrsâl-i Mesel, Rücû, Terdîd, İktibas,Îham…

1-) MECAZ ( DEĞİŞMECE )

Bir sözcüğün gerçek anlamlarından (temel ve yan anlamlarından)
sıyrılarak,başka bir sözcüğün yerinde kullanılmasıdır. Sözcükler
cümle içerisinde ya da en azından başka sözcüklerle öbekleşerek
mecazlı anlam kazanır.Deyimler,mecazlı öbeklerin en tipik örnekleridir.
Atasözlerinde de mecaz bolca kullanılır.
Sözcüğe mecazlı anlam yüklenmesinde iki ana yöntem vardır:
a) Benzetmelerden yararlanılarak gerçekleştirilen anlam aktarmamaları ;
bir başka deyişle "benzetme ilgisine dayalı" mecazlar (Benzetme,
eğretileme,kişileştirme,kinaye,tariz,abartma)
b) Benzetme dışı ilgilerle gerçekleştirilen mecazlar (Mecaz-ı mürsel,
ad aktarması)
Her iki durumda da sözcüğün gerçek anlamından (temel ve yan) uzaklaşıp
başka bir sözcüğün yerini alması,değişim söz konusudur.
* " Günler akıp gidiyor."
Akmak sözcüğü mecazlıdır. Günler,akıcı bir maddeye,mesela bir suya
benzetilerek mecaz gerçekleştirilmiştir."akıp" sözcüğü,değişmece
yoluyla "geçip" sözcüğünün yerini almıştır.
* "O kadar susamış ki bardağı bir dikişte bitirdi."
Sözü edilen kişi bardağı değil,içindeki suyu içmiştir."bardak" sözcüğü
"su" sözcüğünün yerini almıştır.Benzerlik söz konusu değildir.
İç - dış ilgisiyle mecaz gerçekleştirilmiştir.

UYARI

Mecazlı kullanımı ayırt etmenin bir yolu da, sözcüğün yeni kazandığı
anlamın gerçekte mümkün olup olmadığına bakmaktır.Mesela yukarı-
daki kullanımlarda günlerin,gerçek bir su gibi akması mümkün değil-
dir.Su içerken bardağın "bitmesi" şöyle dursun,bir zerresinin eksil-
mesi bile düşünülemez.

ÖRNEKLER

*"Duygularımız içimize sığmadı, "alkış" ve "bravo" larla dışarıya döküldü.
Duygular akıcı bir maddeye benzetilmiş,"sığmamak" ve "dökülmek"
sözcükleri mecazlı kullanılmıştır.
* "Bu işçi biraz daha pişmek ister." (soyut; olgunlaşmak anlamında)
*Barış umutları yeşerdi." (soyut; oluşmak anlamında)
* "Serin ama tatlı bir ilkbahar akşamıydı." (soyut; hoş anlamında)
* "Olaylara bir de bu gözle bakmalısın." (anlayış anlamında)
* "Yeni idarecimizin davranışları hamdı." (tecrübesizlik )
* "Ölçülü davranışları vardı." (seviyeli)

DİKKAT!

Mecaz anlamlılıklar sözcük,deyim,argo ve atasözü düzeylerinde
görülebilir:
* "Lodos soğuğu kırdı." (sözcük düzeyinde)
* "Onun ne zamandır kırdığı ceviz kırkı aşıyordu zaten." (deyim)
* "Seni görünce kirişi kırdı tabii." (argo)
* "Ana sorunumuz bu değil." (sözcük)
* "Borsada kaybedince kafayı yedi." (argo)
* "Bu boş kafalar gelişmemizi engelliyor." (sözcük)
* "Her işte kılı kırk yarardı." (deyim)
* "Ateş düştüğü yeri yakar." (atasözü)

Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz

1. "Bildiğim kadarıyla o evine bağlı bir insandır."
Anlamı: Düzeyi:
2. "Babam:'Kalk,su getir.'dedi;kardeşim oralı olmadı."
Anlamı: Düzeyi:
3. "Bu acı olay hepimizi derinden etkiledi."
Anlamı: Düzeyi:
4. "Bakanın istifasından sonra yoğun bir koltuk kavgası başladı."
Anlamı: Düzeyi:
5. "Sizin böyle bir işte harcanmanızı istemem."
Anlamı: Düzeyi:
6. "Çocuğu çok sıkıyorlar."
Anlamı: Düzeyi:
7. "Ne diyelim, talih bizimle oynuyor."
Anlamı: Düzeyi:
8. "Hayatımda onun kadar tilki bir adam görmedim."
Anlamı: Düzeyi:
9. "Su testisi su yolunda kırılır."
Anlamı: Düzeyi:
10. "Hiçbir şeyi beğenmez;her şeye burun kıvırırdı."
Anlamı: Düzeyi:
11. "Taşıma su ile değirmen dönmez."
Anlamı: Düzeyi:
12. "Sanıyorum bu işte onun da parmağı var."
Anlamı: Düzeyi:
13. "Oturup dururken ne parlıyorsun,sana bir şey diyen mi var?"
Anlamı: Düzeyi:
14. "Ağzı süt kokan sanatçılar bile bize akıl vermek istediler."
Anlamı: Düzeyi:
15. "Biz ne dersek diyelim karşı duruyor,bildiğinden şaşmıyordu."
Anlamı: Düzeyi:
16. "Vatan borcu biter bitmez ordayım."
Anlamı: Düzeyi:
17. "Bu öğrenci diğerinden bir gömlek daha bilgili."
Anlamı: Düzeyi:

Argo Düzeyinde Mecaz: Toplumda herkesçe kullanılan dilden ayrı
olarak belirli kesimlerce kullanılan ancak genel dilin içinde yer alan
ve ondan türeyen özel dile argo denir.
GERÇEK ANLAM ARGO ANLAM
Çok sövmek kalaylamak
kolayca kandırılabilen keriz
hapishane dam,delik,kodes,kafes
esrar ot
öldürmek nallamak

2-)MECAZ-I MÜRSEL (AD AKTARMASI/DÜZ DEĞİŞMECE)

Benzetme ilgisi söz konusu olmadan,başka bazı ilgilerle,bir sözün
başka bir söz yerinde kullanılmasıyla oluşturulan mecazlardır.
İç -dış ilgisi
* "Anne, çamaşır kazanı kaynadı,gel!"
* "Üstünü çıkarıp yatağa uzandı."
* "Ne zamandır evde tencere kaynamıyor."
* "Bu depoyla Düzce'ye kadar gideriz."
* "Şofben yanıyordu."
Parça - bütün ilgisi
* "O zamanlar bu gazetede usta kalemler vardı."
* "Üniversitedeki kürsüsünde yıllarca çalıştı."
* "Motor gece karanlığında yükünü Bartın'a boşalttı."
* "Bu sahalarda nice altın ayaklar top koşturdu."

Neden - sonuç ilgisi

* "Hay mübarek! Bereket yağıyor bereket!"
* "Bahar aylarında rahmet düşmezse ürün iyi olmaz."

Sanatçı - eser ilgisi
* "Davetlilere piyanosuyla önce Çaykovski,sonra Mozart çaldı."
* "Şimdi de biraz Yûnus Emre okuyalım mı?"
* "Pikapta Münir Nurettin dönüyordu."

Yer , yön , bölge , çağ - insan ilgisi
* "Eve haber verip geleyim."
* "Batı ve Doğu , inanç ve felsefe yönünden hem birbirini etkilemiş
hem birbirine uzak durmuştur."
* "Dünya uyanıkken uyumak maskaralıktır."
* "Ankara bu notaya cevap vermekte gecikmedi."
* "Adresi bir de şu büfeye sorsak mı?"
* "Sizin işinizi şu masa halleder beyefendi."

Soyut - somut ilgisi

* "Türklük yüreğini dağlasın gayrı/Cihan da bizimle ağlasın gayrı."
Somut bir varlık olan "Türk insanı,Türk milleti " yerinde, soyut
olan "Türklük" kullanıldı.
* "Gençlik; kafası ve yüreğiyle toplumun güvencesidir."
"Gençler" yerine soyut olan "gençlik";"düşünce" yerine somut
olan kafa;"cesaret,duygu" kavramları yerine somut olan "yürek"
kullanıldı.

Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz.

1. "Ön sokakta yer yok,arabayı arkaya bırakınız."

2. "Çocuk kitapları birinci hamura basılmalı."

3. "Sen bu otobüsle git,ben Bartın'a bineceğim."
4. "Koştu yokuş aşağı,rengi atmış bir şapka."

5. "Depremden sonra Düzce geceyi sokakta geçirdi."

6. "Marmara'da her yelken / Uçar gibi neşeli."

7. "Tiyatroda oynamam konusunda bütün mahalle beni destekledi."

8. "Turistler bu tur için yeni lokomotifler yerine buharlıyı tercih
ediyorlar."

9. "Koparıp öpmek için,basacağı toprağı
Bütün şehir bekliyor onu dizler üstünde."

10. "Türkiye,Tanzimat'la yüzünü Batı'ya çevirmişti."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mehça

avatar

Mesaj Sayısı : 1234
Kayıt tarihi : 03/11/07

MesajKonu: Geri: E D E B Î S A N A T L A R ( SÖZ SANATLARI )   Perş. Ara. 06, 2007 5:02 pm

3-) TEŞBİH ( BENZETME )

Anlatımı güçlendirmek amacıyla,aralarında ortak nitelik bulunan
iki varlık ya da kavramdan,ortak nitelik yönünden güçlü olandan
zayıf olana aktarma yapılmasıdır.
Benzetmenin dört öğesi vardır :
1.Benzeyen ( B ) : Özellikçe zayıf olan
2.Kendisine Benzetilen ( KB ) : Özellikçe güçlü olan
3.Benzetme Yönü ( BY ) : Aktarılan özellik
4.Benzetme Edatı ( BE ) : gibi,kadar,sanki,güya,misal,andırmak ….
Bunlardan ilk ikisi benzetmenin asıl öğeleridir.Benzetme yönü ve
benzetme edatı yardımcı öğelerdir.Yardımcı öğeler kullanılmadan da
benzetme gerçekleştirilebilir.
ÖRNEK " Cennet gibi güzel vatan "
KB BE BY B
Bir benzetmede bu dört öğe her zaman bir arada bulunmayabilir.
Benzetme,kullanılan öğeler bakımından çeşitlere ayrılır:

1.Ayrıntılı (Tam) teşbih : Dört öğesi de bulunan benzetmedir.
ÖRNEK "Ah bu türküler,köy türküleri
Ana sütü gibi candan
Ana sütü gibi temiz. "
Benzeyen : Köy türküleri
Kendisine benzetilen : Ana sütü
Benzetme yönü : temiz ve candan olması
Benzetme edatı : gibi

2.Kısaltılmış teşbih : Benzetme yönü bulunmayan benzetmedir.
ÖRNEK "Kutu gibi bir dairede oturuyor."
KB BE B

3.Pekiştirilmiş teşbih :Benzetme edatı bulunmayan benzetmedir.
ÖRNEK "Bir siyah kadındır kaldırımlarda gece "
BY KB B
"Yollar köyleri saran eskimiş çerçeveler "
B BY KB

4.Yalın teşbih (teşbih-i beliğ) : Benzeyen ve kendisine benzetilenle
yapılan benzetmedir.
ÖRNEK " Gül tenli sevdiğim "
KB B
" Selviler içinde bir alevdir Emir Sultan "
KB B
"Unutmakta haklısın kömür gözlüm/Haklısın…Bu sözüm sana sitemdir"
KB B
UYARI !
Tam teşbihte mecaz yoktur.Çünkü bütün sözcükler gerçek anlamlarını
korumaktadır.Benzetme kısaldıkça anlatım güçlenmekte,mecaz hava-
sı oluşmaktadır.Mecaz,pekiştirilmiş benzetmede başlar,teşbih-i beliğde
iyice güçlenir.Aşağıdaki örnekleri bu açıdan inceleyiniz.
"Annem melek gibi temiz ruhlu bir insandı." (tam teşbih,mecaz yok)
"Annem iyilikte,bir melekti." (Pekiştirilmiş benzetme,mecaz var;
çünkü,"anne" aslında melek değildir;"melekti" sözcüğü mecazdır.)
"Melek annem,cennete doğru yola çıktı." ("Melek annem" sözü
teşbih-i beliğdir.Mecaz iyice güçlenmiştir.Özellikle "melek" sözün-
de yoğun bir mecaz anlam vardır.)

Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz
1."Ovadan bakılınca çelikten dev bir testere ağzını andıran tepeler,
yaz kış ışıl ışıldır."

2."Bütün gece vagondan vagona un çuvalları taşımış hamallar gibiyiz."

3."Büyük sahra denen bu kum denizinde daha günlerce hamallık
edeceğiz."

UYARI !
Benzetmelerde "benzemek,andırmak,dönmek" gibi fiiller ve bunlardan
türetilmiş fiilimsiler edat yerinde kullanılabilir.
"Saçların tarumar,gözlerinde nem/Ateşe benzerdin,küle dönmüşsün."
KB BE KB BE
"Tepegöz gök gürültüsünü andıran bir sesle kükredi."
B KB BE BY
4."Erciş sapağında,Van Gölü mavi bir çarşaf gibi önüme serildi."

5."Beş altı araba,gelin alayı gibi sıralandı."

6."Fırtınada bir deniz feneri kadar yalnızdım."

7."Rujlu dudakları açık bir yarayı andırıyordu."

8."Köpek leşi gibi uyuyor şehir."

9."Ağzımda bal gibi tatlı bir türkü…"

10."İyi sözler söylenmiş bir kadın gibi güzelleşiyor dünya."

11."Sürüklenen bir kış ölüsüdür zaman."

12."Biliyorum / Şiir bir pencere kuşudur."

13."İnsan bir ormandır derdim sana hep."

14."Bir bakışı vardı Esma'nın / Kavak yelleri gibi pırıl pırıl."

15."Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım."

16."Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik."

17. "Durmuş bir saat gibiydi durup geçmeyen zaman."

18. "Şiir bir cennet bahçesi / Girmeyene anlatılmaz."

19. "Gözlerimiz kurşun,elimiz bıçak/Severek öldürdük güzellikleri."

20. "Garibanlar yolunuyor kaz gibi/Hangi kuşun neresini yazayım."

21. "Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi."


22. "Acep beni anar m'ola / O kaşları keman şimdi."


23. "Ve çobanlar gibi dallar yaktık."

24. "Kul Mustafa karakolda gezerken /Gülle kurşun yağmur gibi
yağarken."

25. "Yıldız gibi doğdukça güzel her akşam."

26. "Gözleri çıkarılmış bir âmâ gibi evler."

27. "Ben kendi varlığı içinde taşan / Uçsuz bucaksız bir denizim."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
özlem



Mesaj Sayısı : 247
Kayıt tarihi : 09/11/07

MesajKonu: Geri: E D E B Î S A N A T L A R ( SÖZ SANATLARI )   Paz Ara. 30, 2007 7:41 pm

eferim size daha varsa gönderin bizde yararlanalım yani
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mehça

avatar

Mesaj Sayısı : 1234
Kayıt tarihi : 03/11/07

MesajKonu: Geri: E D E B Î S A N A T L A R ( SÖZ SANATLARI )   Ptsi Ara. 31, 2007 2:39 pm

hımm baş üstü ne
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
E D E B Î S A N A T L A R ( SÖZ SANATLARI )
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
...:::12 diL a Fσяuм SiтєSi ::::..... :: Dersler :: Dil ve Anlatım-
Buraya geçin: